AND Başkanı Salih Kodaman: Ağır nakliyede güçlü birliktelikle, güçlü bir gelecek kuracağız
21/05/2026 - 10:43:00
Ağır nakliye sektörünün Türkiye’nin sanayi, enerji ve altyapı yatırımlarındaki stratejik rolüne dikkat çeken AND Yönetim Kurulu Başkanı Salih Kodaman, yaklaşık 7-8 milyar dolarlık ekonomik büyüklüğe sahip sektörün en büyük sorunlarının nitelikli insan kaynağı eksikliği, artan trafik cezaları ve kontrol edilemeyen maliyetler olduğunu söyledi. Kodaman, yeni dönemde kamu kurumları ve diğer STK’larla iş birliğini güçlendireceklerini, üyelerin operasyonel maliyetlerini azaltacak projeleri hayata geçireceklerini ve derneğin kurumsal yapısını daha güçlü bir noktaya taşıyacaklarını ifade etti.
Ağır nakliye sektörünü lojistik sektörü içerisindeki konumuyla nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye’nin lojistik gücünde bu alanın stratejik rolü sizce yeterince anlaşılmış durumda mı?
Ağır nakliye sektörü, lojistiğin en yüksek katma değerli kısmı olmakla birlikte; yüksek yatırım maliyeti, etkin ve yetkin personel ihtiyacı ve karşılaşılabilecek olası riskler nedeniyle en karmaşık bölümlerden biridir. Ağır nakliye; normal taşıma yöntemleri ile taşınması mümkün olmayan ürünlerin, rota analizi yapılarak, güvenlik tedbirleri alınarak ve dönemin teknolojisine uygun teknik ekipmanlar kullanılarak taşınması yöntemidir. Lojistik disiplinleri arasında operasyonel hassasiyeti en yüksek ve hata payının sıfıra indirilmesi gereken niş bir alandır. Yani ağır nakliye sektöründe bir yanlış, tüm doğruları götürür.
Türkiye’nin küresel ticaret rotaları üzerindeki stratejik konumu genellikle standart taşımacılık verileri üzerinden okunmaktadır. Ağır Nakliyeciler Derneği olarak, dünyanın en büyük 17’nci ekonomisi olan ülkemizde, enerji ve sanayi vizyonunu taşıyan ağır nakliye sektörünün rolünün yeterince anlaşılmadığını düşünüyoruz. Ağır nakliye sektörü; hızla gelişen sanayi, enerji, inşaat ve altyapı yatırımlarının hayata geçirilmesindeki en önemli yapı taşlarından biridir.
ÜÇ TEMEL SORUN SEKTÖRÜN BÜYÜMESİNİ TEHDİT EDİYOR
Sektörünüzün bugün karşı karşıya olduğu en temel sorunlar nelerdir? Özellikle operasyonel süreçler, izinler, maliyetler ve mevzuat açısından hangi başlıklar öne çıkıyor?
Sektörümüz bugün, sürdürülebilirliği ve rekabet gücünü doğrudan tehdit eden üç temel sorunla karşı karşıya kalmıştır. Önem sırasına göre bunlar; nitelikli istihdam açığı, yüksek trafik cezaları ve mevzuat yaptırımları ile kontrol edilemeyen maliyet artışlarıdır.
Sektör, değişen ve gelişen teknolojiyi takip etmek için yatırımlarını artırırken, bu ekipmanları yönetecek insan kaynağına ulaşamamaktadır. Diğer taraftan ağır nakliye, doğası gereği standart trafik kurallarının dışında bir esneklik ihtiyacı duyar. Ancak özellikle bu yıl ciddi şekilde artan trafik ceza tutarları, bu gerçekle örtüşmemektedir.
Ayrıca 2026 yılı itibarıyla Karayolları Trafik Kanunu ile yürürlüğe giren “trafik zabıtası destek bedeli”, sadece sektördeki maliyetleri artırmakla kalmayıp; operasyonel yavaşlama, teslimat sürelerinde uzama ve uluslararası alanda rekabet gücümüzün zayıflaması gibi etkiler de doğuracaktır.
Mevcut ekonomik konjonktürde artan akaryakıt fiyatlarıyla mücadele ederken; yüksek tutarlı trafik cezaları, “trafik zabıtası destek bedeli” gibi ek maliyetler ve beraberinde gelen zaman kayıplarını, ihracat odaklı büyüme hedeflerimizin önünde büyük bir engel olarak görüyoruz.
Ağır nakliye ve proje taşımacılığı alanında faaliyet gösteren firma sayısı ve sektörün ölçeği hakkında güncel bir çerçeve çizebilir misiniz? Bu yapının ekonomiye katkısını nasıl tanımlarsınız?
Ülkemizde ağır nakliye sektöründe faaliyet gösteren yaklaşık 400 firma olduğunu düşünüyoruz. Bu firmaların 215’i hâlihazırda üyemizdir. Önümüzdeki üç yıllık görev süremiz boyunca ağır nakliye hizmeti veren firmaların tamamını derneğimiz çatısı altında toplamak, ilk hedeflerimiz arasında yer alıyor.
Ağır nakliye sektörü, oyuncu sayısı bakımından butik bir yapıya sahip olsa da; yüksek teknolojili ekipmanları ve bu ekipmanların yatırım tutarı baz alındığında, lojistik ekosisteminin hacmi en yüksek ve stratejik derinliği en fazla olan branşlarından birini temsil etmektedir.
Türkiye’de ağır nakliye sektörünün hacmi tam olarak bilinmese de yaklaşık 7-8 milyar dolarlık bir ekonomiden söz ediyoruz. Bu da ülkemiz gayrisafi milli hasılasına doğrudan ve nitelikli bir katkı sağlamaktadır.
‘DERNEK MERKEZİ VE HUKUKİ DESTEKLE KURUMSAL YAPIYI GÜÇLENDİRECEĞİZ’
Başkanlık döneminizde hayata geçirmeyi planladığınız öncelikli projeler nelerdir? Üyelerinize doğrudan katkı sağlayacak somut adımlar hangi alanlarda olacak?
Öncelikli hedefimiz; ekonomik gerçeklerin getirdiği zorluklarla mücadele eden ağır nakliye sektörünün üzerindeki mali yükü hafifletmek adına, operasyonel sürdürülebilirliği tehdit eden yüksek tutarlı trafik cezalarının optimize edilmesi ve makul seviyelere çekilmesi yönünde kamu nezdinde girişimlerde bulunmak olacaktır.
Sektördeki diğer STK’ların da bu konuda desteğini alabilirsek, bu girişimlerden daha hızlı sonuç alabileceğimizi düşünüyoruz. Ayrıca derneğimizin kurumsal yapısını daha ileriye taşıyacak, dernek içi bürokrasiyi en aza indirerek üyelerimizle olan iletişimi artıracak adımlar atacağız.
Nakliye hukukunda uzman bir hukuk bürosu ile iş ortaklığı modeli geliştirerek, üyelerimizin nakliye hasar dosyalarındaki iş yükünü azaltmayı, idari ve trafik cezalarına itiraz süreçlerini kolaylaştırmayı hedefliyoruz.
Son olarak da genel kurulda üyelerimize verdiğimiz, Ağır Nakliyeciler Derneği’ne yakışır bir dernek merkezi kazandırma sözünü yerine getireceğiz. Derneğimizin 10’uncu kuruluş yıl dönümü kutlamalarını da yeni dernek merkezimizde yapacağız.
Kamu kurumlarıyla ilişkiler konusunda nasıl bir yol haritası izleyeceksiniz? Sektörün kronikleşmiş sorunlarının çözümünde nasıl bir iş birliği modeli öngörüyorsunuz?
Ağır Nakliyeciler Derneği (AND) olarak kamu kurumlarıyla ilişkilerimizde “çözüm odaklı diyalog” prensibini temel alıyoruz. Kamu kurumlarıyla ilişkileri, sadece sorun anında kapı çalan bir yapıdan çıkarıp; sürekli iletişim kuran ve ortak akıl üreten kurumsal bir zemine oturtmayı hedefliyoruz.
Bunun için öncelikle ilgili bakanlıklar, yerel yönetimler ve düzenleyici kurumlarla düzenli toplantı takvimi oluşturacağız. Bizim yaklaşımımız net: Kamu ile karşı karşıya gelen değil, kamu ile birlikte çözüm üreten bir dernek yapısı inşa edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki güçlü bir sektör ancak güçlü bir kamu iş birliği ile mümkün olur.
Sektörde maliyet baskısı giderek artarken, üyelerin rekabet gücünü korumak adına ne tür çözümler geliştirmeyi planlıyorsunuz? Özellikle ortak satın alma, veri paylaşımı ve operasyonel verimlilik konularında hedefleriniz neler?
Geliştireceğimiz toplu satın alma projeleri ile üyelerimizin bilançolarında ciddi pay sahibi olan kalemlere daha uygun fiyatlarla ulaşmasını sağlayacağız. Çekici ve treyler satın alımlarında üyelerimizle birlikte hareket ederek, toplu satın alma kampanyalarıyla indirim almayı planlıyoruz.
Ayrıca operasyonel maliyetlerin en önemli bileşenlerinden birini oluşturan lastik giderlerini düşürmek için en çok kullandığımız lastik ebatlarıyla ilgili üreticilerden toplu ve doğrudan satın alma yapmayı planlıyoruz. Bayi kârı, depolama ve dağıtım bedellerini devre dışı bırakarak lastiği üyelerimize daha uygun maliyetle ulaştırmayı düşünüyoruz. Aynı yaklaşım akü ve fren ekipmanları için de geçerli olacak.
‘EN BÜYÜK İHTİYAÇ ORTAK AKIL VE GÜÇ BİRLİĞİ’
Göreve seçildikten sonra yaptığınız ilk değerlendirmelerde sektör adına en kritik önceliğin ne olduğunu gördünüz? Bu doğrultuda kısa vadede vermek istediğiniz en net mesaj nedir?
Sektörümüzün sürdürülebilir gelişiminin önündeki en temel engel olan iletişim ve koordinasyon eksikliğini aşmak; bireysel önceliklerin ötesinde, tüm paydaşların ortak bir akıl ve kolektif bir iradeyle birleşmesini zorunlu kılmaktadır.
Sektörel sorunlarımızın çözümü ancak kişisel yaklaşımları bir kenara bırakarak oluşturacağımız güçlü bir birliktelik ve hedef birliği ile mümkün olacaktır. Yönetim kurulumuz, göreve gelir gelmez sektördeki diğer STK’larla ortak çalışma ve danışma kurulları kurulması için çalışmalara başladı.
Sektördeki tüm paydaşlarla fikir alışverişinde bulunarak ve sorunların çözümünde birlikte hareket ederek başarılı olacağımıza olan inancımız tamdır.
Bizler, dünyanın en zorlu yüklerini büyük bir özveriyle taşıyan bir sektörün temsilcileriyiz. Artık kendi yüklerimizi, yani sektörel sorunlarımızı da birlikte sırtlanma vaktinin geldiğine inanıyoruz. Ortak akıl, şeffaf iletişim ve güçlü bir birliktelikle tüm engelleri aşacağımıza olan inancımız tamdır. Sektörümüzün hak ettiği değeri gördüğü bir gelecek için hep birlikte yürümeye devam edeceğiz.
Sektörümüzün sesini duyurmamıza vesile olduğunuz, sorunlarımıza ve çözüm arayışlarımıza kıymetli platformunuzda yer vererek sunduğunuz katkılardan dolayı; şahsım, yönetim kurulumuz ve tüm üyelerimiz adına UTA Lojistik Dergisi ailesine teşekkür ederim. Ağır nakliye sektörünün hak ettiği konuma ulaşmasında basınımızın desteği bizler için itici bir güçtür.
